28 Ekim 2011 Cuma

hissiyatımı mizahla birleştirdim

bugün üretkenliğe doyamıyorum:D:D


amaç: bunu da yaptım rahatladım..
kendime not: ok kib by

günlerden bir möö


bugün resmen çalışmaya doyamadım! bi de yemeye tabiii... evdeyim ya anca ye otur.. ah kıştan nefret ediyorum sıf bu yüzden! hayır üşengeçliğimden 2 haftadır spora da başlayamadım! platesin fiyatını sormaya gidebilmem bile 1 hafta sürdü. düşün ki başlamam.. yazıklar olsun valla.
amma velakin bugün istatistik dışındaki çalışmam verimli gibi. şistatistik aşırı sıkıcı. matematik olmasına rağmen (hani daha bi el oyalar anlamazsın ama) acaip darlıyo. sayesinde simsim baya level atladı, evi baya tavaf ettim, babannemle konuştum, ve bilimum insanlar tabiii... dışarı çıkmadım gene de ama! hava da efsane diil de sonuçta bi çık nefes al dimi yok! maloz işte... nessee.....................!
amma velakiiiin gelelim visionun mercimekle ilişkisine! visio dediimiz bücürük minicik tefecik program çok bıcırık. tabi marifetleri boyundan büyük dee... ben de pek bi kurcaladım (çok farklı şeler kullanmadım emme) rigarigarinna yaptım kendisinii=) hatta hemen yaptıklarımı göstereceğim yoksa malum bi çatlama durumu... kimse vebalime girmek istemez..


bu mudur budur!
1., 2. ve 3. katlar oluyo kendileri ve malzeme akışları vs. tabi bi de raporum var ki kendisi şöle bişe

işte ne nedir açıklıyo...
bi visio'dan keyif aldım biraz
aa bi de kendime şaşırdım azcık: istatistikte bin tane hesap var. 10 20 veriyi tek tek toplamak bıdı bıdı işlemler yapmak gerekiyo. artık daral geldi ve açtım excel çat çut yaptım. iyi ki varmış ya. hayır kendimi baya teknolojik pratik hissettim bi hoşuma gitti amma büyük bi rahatlama feng shui olmadı tabi...
bi dee son: twitterda punna kingodiscoda olduğunu ima etmiş. merak kediye bişi yapmaz yea türküz biz dedim açtım. o sarışın kız mıydı pucca!!! şaka mı!!! sarı!!! why pucca diyorum ve bugünü de böle inek mod on kapatıyorum...

26 Ekim 2011 Çarşamba

:S

böyle bi sakinlik huzur
çok şey mi istiyorum
arada geliyo da sanki çok durmuyo
kendimi geçiş duvarı gibi hissediyorum bazen insanların hislerini üstüme alıyorum enerjiyi çekiyorum resmen
nası kapatabilirim ki kapıları
güzel enerjiler süper de
öle insan da elin parmağını geçmez
farkında değil kimse ama herkes biraz gergin
değilse de seni geriyo
ah bi de başkasını gerip rahatlayanlar var
farketmemem en iyisi
yoksa çoook takılıyorum


18 Ekim 2011 Salı

anne nar soyarken duyulan huzur

bir istanbul günü

sabahın köründe evden çıkmışsındır. dışarıda deli gibi yağmur. sabah kahvaltı filan hak getire sıcak süt ve mısır gevreğiyle doymuş daha çok da ısınmışındır. gerçi ben severim mısır gevreğini sıkıntı yok=) üstüne o yağmurda yürürsün minibüse. tamam şemsiyen de var canım öle dımdızlak çıkmadın sokağa. kalın kalın lahana modunda giyinmişsin de hatta  elin yüzün dışında üşüyen bi tarafın yok. henüz diyelim... neyse efendim minibüsten önce otobüs gelir atlarsın sıcak mekan diye. sonrası işte istanbul!
bugün istanbulda yaşamanın ne demek olduğunu bir kez daha hatırladım. aman allahım acıbadem üsküdar arası nasıl bir trafik nasıl bir trafik! eşşek şakası gibi... 1 20 dakkalık yol yarım saat uzadı! ben saate bakıyorum. yavaaaş yavaaş ilerliyo. ilk derse yetişme olasılığın mevcut biraz telaş, utanmasan şoföre yar yolları deme ivediliği.. sonradan nasolsa geç kalıcağını bilmenin sakinliği hüznü. hayır dersi geçtim ben niye o saatte kalktım o zaman arkadaş! deseydiniz zaten trafik var yat zıbar klakmazdım ben de yani laf dinlerdim yok hayır ben denicemmm diye kendimi bu yağmurda soğukta yollara atmazdım... neyse efendim iki noktada stıkanıklık var yolda. biz tınn tın gidiyoruz. daha ziyade bi gidiyoruz 10 duruyoruz. aa bu arada otobüse bindim dedim. şöle de bi durum var otobüs minibüse göre bi 15 dakka yürüme mesafesi gerisinde bırakıyo. bunu bilmek de yol boyu ayrı koyuyo. o sırada yanımda oturan kişi de bi yerlere geç kalmış ki aldı telefonu aradı birilerini haber vericek. ben ilk dedim bu da öğrenci yavrum benim gibi hoca geldi mi filan dicek. çocuk demez mi müdürün nosu yok bende. diyorum vaay çocuğa bakkk. derkenn meğer 'adam' hocaymış. bi görevi varmış ona yetişemicekmiş yerine birini bulsunlar onun haberini veriyomuşşş... peh. benden değilsin... neyse enindee sonunda üsküdarı gördük indik. bi 15 dakka da motora yürüdük hatta kalkanı ucundan yakaladık. bu arada saat oldu 8.50 fln zaten geçmiş olsun yani. bi yandan arkadaşları arıyorum açmıyolar. ay dedim vapur mapur iptal oldu onlar da yolda şuan. derken biri açtı meğer okuldaymışlar da duymamışlar. vee bomba! hoca da hala gelmemiş! ben gene de çok heycan yapmıyorum diyorum benim daha vaar gelmeme daha 30m'ye binicem inicem yüricem sınıfa gelicem.. pehey 10 kere gelir hoca. nitekim indiğimde beklediğimin aksine deli gibi sıra 30m'de. o yüzden ilkine de binemiyorum. ikincide sinek modunda gdiyorum hızlı oliyim diye de - hala umudum var - alt durakta inip yürüyorum. tam okula giriyorum bir mesaj: hoca geldi. bi siktir yaa!!! amma arkadaşlar ikna ediyo sınıfın kapısını tıklatıyorum. dımdım dımdım. veee ikinci bomba! hoca da meğer trafiğe takılmış hiç bişe demiyo direk gir:) ben şok, mutlu.. uyanmama değdi.
gün sonraasında mutlu mesud bitti sanıyosanız haha diyorum çok yanılıyorsunuz.
efenim benim bugün bi de akşam 6da sınavım var. neden mi akşam 6 da. maksat öğrencinin moralini boziyim!! yok tabi dersi olan vardır filan. gerçi ders saatinde de yapabilirler ama o noktada biraz gıcıklık var. sabahki ders bitiyor hemen kantine yemeğe. sıcak çorba o anda candır diyorum! üzerine de bi sebze yemeği artık ne varsa. bugün malesef tavuklu bişiler vardı yedik sindirdik. 1 saat sonrada ikinci ders. daha aktif olan. geyik muabbet derken o da bitiyo. olmuş saat 4. bu sefer de alt kantin. o saatte öle yemek yok çeşit az en azından. hemen çift kaşarlı bi tost + açık çay. temizzz... sonrasında sınava kadar ders bakmak lazım gelir amma kimsenin canı istemiyo. zaten sınavda da kitap defter açık. başlıyoruz dedikoduya. 1.5 saat de öle geçiyo. oluyo saat 6. haydii sınav 90dk kilit. o hızlı geçiyo zaten. sınavda vakit hep hızlı geçer. o da bitiyo. biz bi şaşkın rahatlamış. gerçi ben ok darlanmamıştım da bu akşam olması biraz darlamıştı hava soğuk fln diye. haklıymışım da bi çıkıyoruz gene buz! yağmur yok hayret. çok da orta bi saat vapura yetişemezsin doğru üsküdar motora gene. aynı güzergahla eve dönüş. ama bu sefer daha sakin.
eve bi geliyorum. asıl o zaman şaşkın. öyle ki bi ara eve hiç gelmicem gibi benimsemişim dışarda soğukta olmayı. sıcağı garipsiyorum. hemen pijamalarr=)) bi mulu bi mesud. tv açılır bilgisayar açılır. vee anneye meyve soydurulur=)
işte o an = hayat güzel be hacı=)

P:S: benden iyi tedarikçi olur tüm ulaşımı biliyorum nerdeyse ama toplu taşımayla:D:D rezillik ya. sus sus da kimse duymasın ece.

11 Ekim 2011 Salı

live ur life oo ooo

live ur life ooo ooo

kinder’im

işte bunu beklemiyodum
zaten ne zaman bekledim ki 
ama güzelliği de burda
zaten hep süprizleri sevmişimdir
seni de sevdim süprizim

bıraktım balonumu


bi anda arkama baktım yoktu
olamaz imkansız dedim ama oldu 
sonra durdum düşündüm
ben yanlış anlamıştım
başından aldanmıştım
hatayı ben yapmıştım 
şimdi de yıkılan hayalin buluttan enkazında düşlerimi geri istiyorum

Yaşayan Kütüphane


http://www.yasayankutuphane.net

"Toplumun ötekileştirdiği insanlara karşı önyargıları kırmak için okuyucularla buluşan kütüphanede 4 ana katagori var: Etnik, sağlık, cinsel yönelim ve mesleki.Okuma süresi yarım saat. Bir 'Yaşayan Kütüphane' kurmanın maliyeti 15bin TL.
Tempo - Bahar Dağlı

9 Ekim 2011 Pazar

"...bu gözlükleri takmak da karakter istiyor. Gözlükleri bastıracak cinsten..." - zeynep yapar



allahım ne kadar cicilerr !!diyor ve yapımcıya bir göz atıyorum!

karmançurman biri

http://fizy.com/#s/3e3b2a

insanlar bazen içten içe birşeyden korkar ya
bakamaz konuşamaz ya
hani hani kendine bile soramaz ya
işte öyle hissediyorum
bir şeyler var içimde benle konuşmak isteyen
sus diyorum duymak istemiyorum
duymak istemiyorum git başımdan
git içimden ya da çekil daha derinlere
sus konuşma benimle bakma öle
bakma sadece git
veda etmene gerek yok
hissederim gidişini yokluğunu
mümkünse...
sadece biliyorum gitmek mümkün değil
çözüm de değil
ama böle hissediyorum işte
henüz...

- sonlara doğru babamın odama girmesiyle aklım dağıldı.... saolsun!-

love & balloons =)

evet bunu da yaptım...:D 

ahanda ben :D:D:D:D


8 Ekim 2011 Cumartesi

marka birliktelikleri

1. ülker -> godiva

2. nike air - cole haan : http://www.colehaan.com/colehaan/assistance/about.jsp

3. goodyear - adidas : http://www.shopping.com/adidas-goodyear/products

4. mini cooper (bmw) - puma : http://www.motoringfile.com/2003/08/06/ThePumaMINICooperS/

5. ferrari - acer : http://www.acer.com/ferrarione/specifications.html

6. bmw - apple : http://www.apple.com/ipod/car-integration/#bmw

7. heineken - krups : http://beertender.usa.heineken.com/

8. nike - ipod : http://www.apple.com/ipod/nike/

9. the wall street journal - ipad : http://online.wsj.com/public/page/ipad.html

10. ferrari - marlboro : http://www.delinetciler.net/forum/f1/7358-ferrari-marlboro-ile-yarisacak.html

11. blackberry - starbucks : http://www.starbucks.com/coffeehouse/mobile-apps/starbucks-card-mobile-bb

12. adidas - star wars : http://www.adidas.com/campaigns/deathstar/content/

13. street fighter - hello kitty : http://www.1up.com/news/street-fighter-hello-kitty-merchandise


bir oktoberfest hikayesi

bilet almayı başarmış gururlu mutlu bir türk genci:D geldikten 3 4 gün sonra yapmış olmasının bi önemi yok başarmış ya:D önceden kristin alıyo diye elleşmemiş ama bahanesi var:)

tabi ki almanyada da bir starbucks buldum! bitarafım çatlar bulmazsam! starbucks her eve her yere lazım... çünkü starbucks = huzur. ve hayır hala komisyon almıyorum bu kadar reklamlarını yapmama rapmen:D

senin neyine hiking ya senin neyine! sonrasında o çantaları aldılar ama nafile... biz gene en sonda, nefes nefese.. kondisyon sıfır resmen ya! elin almanı deli gibi bira içsin ama kondisyon tavan tepeye deparla çıksın benim dilim dışarda öle arkasından emekliyim... ayıptır.. üzgünüm bu alanda türkleri iyi temsil edemedik ve hatta yarışmak bile güzeldi diyemeyeceğim, otobüsten metrodan taksiden kalkmamış vücudum için bi şok etkisi yarattı...

inanılır gibi değil zirve! biz de şaşkınız! napsak bilemedik bari foto çekelim dedik:D


bu içkiyi pardon zehri aman diim içmeyin.. yazıktır günahtır... %80 alkol nedir aga!!! kokusu bile yakıyo yemin ediyorum! bi de oyunları var şerif diye, efsane! şişenin kapağını  atıyolar yere, sonra da bi güzel eziyolar. nedir bu şişe bitecekk!!! o cem yılmazın uçak - köpük şakasına benzemez :D


alplere çıktık ettik fln derken iniş var bi de dimi... dönüşte de yarı yolda bi dağ evinde kaldık. pek de cici. burda da yemek yedik tabisi. yukardaki domuz eti. biz ondan yemedik ama tipi öyle aynen öyle de yağlı ve yediler sildiler süpürdüler. alttaki bize verilen ekmek patates etten oluşan bişi amma biz de çözemedik valla...

akşamına da içki oyunları! olayları bu zate! ben ma diye bi oyun oynadım ki çok iyi! tabi benim bünye alışkın diil o kadar içkiye o yüzden benim her kaybedişimde onlar içti:D so they all were fucked up in the end:D

bmw turu! ve bu sarı spor araba <3 love it!

kehkeh motosiklet o kadar büyük ki ben de böle artistik bi hakeret yapiyim dedim:D e gitti bence de oldu tamamdır.

içi boş:D olympia parkta oluyo. gene oyunlar şakalar fln.

ee bi oktoberfest fotosu da şart tabi. kafasını tutan garsonlardan biri. ortadaki alanda müzisyenler gelicek çalıcak millet de içicek içicek sarhoş olucak kopucak kopucak:D
bu arada 1 bira 1 litre ve 10€

bavarian girls and boys! be careful people they r hot!
:D desem de çok inanma :D

tabisi bir kiliseye gidip mum yakmazsak olmazdı. bu kadar yol gelmişiz burda da iki üç dilek attırıverdik

bavarian olma çabalarım:D ne kadar da eğreti duruyo ya pes

bi nebze diyorum


ve sonuç:D:D
the end


böyle bir sevgi


hani çok güzel olman gereken günde en çirkin olursun ya
hani sapasağlam olman gerekirken direk hastalanırsın ya
hani normalde bomboş yolda o gün trafik olur ya
hani babet giyersin de kesin yağmur yağar ya
hani şarkının en güzel anında kulaklık bozulur ya 
hani aramasını beklerken şarjın biter ya
işte öyle seviyorum seni!